
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen 21 Mart Nevruz Günü Anma Programı'na katıldı.
Nevruzun baharın müjdecisi olduğunu kaydeden Erdoğan, 21 Mart'ın Türkiye'de resmi bayram olarak ilan edilmesi için TBMM'ne teklif sunacaklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları söyledi:
" Bugün Türkistan'dan Anadolu'ya, Balkanlar'dan Kafkasya'ya medeniyet havzamızın dört bir yanında Nevruz'un, yani Yeni Günün çiçekleri açıyor. Gece ile gündüzün eşitlendiği bu yeni gün, kışın nihayete erdiğinin, tüm bereketiyle artık baharın geldiğinin de müjdecisidir. Bunu Meclis'imizden de inşallah geçirdikten sonra adımı ona göre Cumhur İttifakı tarihe kaydedecektir.
Nevruz'la kutlanan tabiatın dirilişi aynı zamanda gönüllerdeki ümitlerin de dirilişidir. Nevruz belli bir etnik grubun değil Alevi'si Sünni'si, Türkü ve Kürdü'yle tüm milletimizin, tüm coğrafyamızın bayramıdır.
Nevruz ortak kültürümüzün, ortak tarihimizin, kader ve gönül birliğimizin de en önemli nişanesidir. Nevruz'un bu vasfını ve temsil ettiği değerleri daha da güçlendirmemiz gerektiğine inanıyoruz. Şimdi bu anlamlı buluşmada bir arzumuzu da sizlerle paylaşmak istiyorum. Bazı kardeş ülkelerde resmi tatil olan Nevruz Bayramını Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında her yıl 3 Ekim tarihinde kutladığımız Türk İşbirliği Günü gibi ortaklaşa kutlamanın zamanının geldiği kanaatindeyiz. Onun için 21 Mart hayırlı olsun.
Mayıs ayında Macaristan'da yapacağımız zirvemizde Nevruz Bayramı'nın Türk dünyasının ortak anma ve kutlama günü olarak kutlanmasını teklif edeceğiz. Temenni ediyoruz ki kardeşlerimizin de onay vermesiyle 21 Mart Nevruz, Türk dünyasının ortak anma ve kutlama günü olacak. Böylece birliğimize, beraberliğimize ve dayanışmamıza hizmet edecektir.
Türk dünyasının iş birliği kökleştikçe bölgemizde barış rüzgarları inşallah daha güçlü esecektir. Hep söylediğim gibi Türk dünyası olarak bizim en büyük güvencemiz birlik ve beraberliğimizdir. Son yıllarda attığımız karşılıklı adımlarla hamdolsun daha evvel hayal dahi edilemeyen yerlere geldik. İşbirliğimizi enerjiden ticarete, güvenlikten eğitime, turizmden iletişime kadar bütün sahalarda güçlendirdik. En zor zamanlarımızda birbirimizin yanında olduk. Sevinçlerimizi beraberce paylaştık. İşte en son 30 yıllık işgalin ardından Karabağ'ın azatlığıyla birlikte bölgede yeni bir dönemin kapılarının açılmasını sağladık.
6 Şubat depremlerinde Türk Cumhuriyetlerinden kardeşlerimiz milletimizin imdadına ilk koşanlar arasında oldu. Dilde, fikirde, işte birlik diyen Merhum Gaspıralı İsmail Bey'in gösterdiği istikamette istikrarlı bir şekilde ilerliyoruz. Ortak Alfabe Komisyonumuz Türk dünyası 2040 vizyonunda belirtilen öncelikler çerçevesinde çalışmalarına devam ediyor. Büyük Türkmen Şairi Mahtumkulu'nun şu sözlerinde anlamını bulan ruhla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. "Bu alem mükemmel olsa, dünya yüzü nurla dolsa, evvel Rab merhamet kılsa, tende ve canda dert olmaz." Önce böyle bir Türk dünyası, ardından da tüm dünyada barışın ve adaletin hakim olması için gönül ve fikir birliği içinde çalışıyoruz.
Şunu burada altını çizerek tekrar söylemek isterim. Türk Birliği'nin simgesi olan Türk Devletleri Teşkilatı, aslında yüzlerce şairin, sanatçının, edebiyatçının, filozof ve devlet adamının binlerce yıldır öğütleriyle, seslenmeleriyle, gayretleriyle renk kattığı bir tablodur. İnşallah el ele, gönül gönüle vererek Türk dünyasının merkezinde yer aldığı yeni bir küresel sistemi de birlikte inşa edeceğiz. İmkansız görülen nice hayali nasıl gerçeğe dönüştürdüysek, gelecekte de çok daha iyi konumlara hep beraber ulaşacağız. Güneş nasıl doğudan yükseliyorsa, Türk asrının tüm insanlığın üzerine tıpkı bir güneş gibi doğduğu o güzel günleri de inşallah göreceğiz."